GELECEĞİN BAŞ BELASI; OTONOMİ TEHTİDİ

Günümüzde en tehlikeli silahlar nedir diye sorsak; karada tank/top, havada uçak, füze, denizde ise yine füze ve torpido cevabını alırdık.

Evet günümüzde en büyük tehtid bu silahlardır ve ordular bu sistemlerden en iyisine sahip olmak isterler. Ve her ne kadar göreceli olsa da tüm bu tehtidler için bir şekilde önlem geliştirilmiş durumdadır. Ama son zamanlarda savaş teknolojisi o denli hızlı ilerliyor ve değişiyor ki, yakın zamanda otonomi hem saldırı ve savunmanın hemde tehtid algısının felsefesi kesin olarak değiştirecek diyebiliriz.

Bu durumu yaratacak teknolojinin adı ise otonomidir. (Otonomi deyince akla daha çok , kendi başına karar verebilen sistemler gelir ama burada kastettiğim sistemler daha çok yarı otonom sistemler diyebiliriz) Bu teknoloji askeri alanda hayatımıza ilk olarak ihalarla girmiş olsada çok hızlı bir şekilde ilerledi ve evrim geçirdi ve daha da geçirmeye devam ediyor.

otonomi otonom iha sürü dron

Başlıklar

Otonomi Tehtidi

Şu an kamikaze dron ve onun biraz daha gelişmişi olan sürü kamikaze dron olarak ilerlemeye devam ediyor. Ama otonomi teknolojisi yakın gelecekte karşımıza sadece iha/drondan ziyade, insansız su üstü-su altı ve kara araçları karşımıza çıkacak. ve bunların sürü/solo şeklinde intihar /saldırı modelleri sıklıkla kullanılmaya başlanacaktır. Bu kullanım o denli artacak ki, bu sistemler gelecekte savaşların sonunu belirleyecek desek abartmış olmayız.

Bu yazılanlar günümüzde uçak, tank, gemi, füze vs gibi alışılagelmiş silah sistemlerinin yanın da çok basit bir şeymiş gibi gelebilir. Çünkü henüz otonomi işin başında, bu yüzden de insanlık daha yıkıcı veya can yakıcı etkilerini görmedi. Ama savunma sanayi konusunda orta derecede bilgisi olan birisi bile bu teknolojinin gelecekte ne korkunç bir endüstriye dönüşeceğini tahmin edebilir.

Sırf bugünkü çalışmalara bakarak bir öngörü de bulunacak olursak, bu teknoloji gelecekte asimetrik harp tehdidini bambaşka bir seviyeye taşıyarak, belkide önleme maliyeti olarak, balistik füzelere yapılan maliyetleri dahi ikiye üçe katlayacaktır. Çünkü bu sistemler maliyet olarak uygun, teknoloji olaraksa kolay elde edilebilir ve ulaşılabilir durumdalar.
Bu da bu sistemlerin resmi ve profesyonel eller de milyonlarca üretilmesine olanak sağlayabilir.

Bu durumda ciddi bir savaşta bu sistemlerin kitle imha silahına dönüşmelerine sebep olacaktır. Yasadışı eller ise yine bu sistemleri kolayca elde edilebilir veya bizzat üretilebilirler.

Örneğin bir saldırı dronu yapmak için alt sistemleri kolayca internetten bulabilir ve basit bir mühendislik bilgisi ile montajlanarak kullanılabilir. Ki Irak ve Suriye de bir çok terör örgütü bu yöntemi kullandı /kullanıyor.

Yani ortalama elektronik bilgisine sahip herhangi birisi bile çarşıdan pazardan alacağı elektronik parçalarla bir intihar dronu yapabilir yada internetten birkaç bin liraya sipariş ederek sahip olabilir.(Yapay zeka ya sahip sürü sistemler geliştirmek basit değil elbette ama bu teknoloji baş döndürücü şekilde ilerliyor. Üstelik çok ileri seviye olmayan sistemlerin bile çok büyük acılar yaşatma potansiyeli var.)

Bu sistemlerinin ucuz, kaloy ve hızlı üretilir, kolay elde edilir gibi kendilerine has özellikleinin yanında farklı bir avantajı ise menşeinin kolay kolay belli olmamasıdır. Bu da piyasa da daha çok çok talep görmelerine ve çok büyük bir resmi /gayri resmi pazar oluşturmalarına sebep olacaktır. Bu durumun daha anlaşılır olması için bir örnekle açıklayalım;

Bugün pkk sığınaklarında bulunan her silahın üretim yeri az çok belli olduğu için bu silahları örgüte temin edecek ülkeler, çok dikkatli ve sınırlı olmak zorundadır. Ama mesele kamikaze dron olunca marka ülke firma vs belirsiz olabilir. Belli olsa bile bu sistemler sivil ürünler olduğu için, hükümetlere sorumluluk yüklemeyecektir. Bu da ortada hesap sorulacak kimsenin olmadığı anlamına gelir.

Ama mesela bir örgüt sığınağın da bir anti tank ele geçirilmiş olsa üretici firma ve ülkeden hesap sorulabilir, örgüte yaptığı yardımdan ötürü en hafifinden diplomatik tepki gösterilebilirdi. Ama dronlarda böyle bir olanak bulunmamakta. İşte bu durum düşmanlarımıza (bu durum tüm ülkeler için geçerli) terör örgütlerine sınırsız destek verebilme olanağı sağlayacaktır. Yani isteyen basit bir sistemi, isteyende çok daha ileri teknolojiye sahip sistemleri çok kolay elde edebilecektir. Üstelik menşei belli olsa bile sivil ürün sayılacağı için yine ortada hesap sorulacak kimse olmayacaktır.

Örneğin bugün birçok terör örgütü pikap kullanıyor ama kimse o pikapı üreten ülkeye herhangi bir suçlama da bulunamıyor. Çünkü pikap sivil bir araç. Yani özellikle dron sistemlerinin ve otonomi kavramının tam anlamıyla bir askeri sistem olamaması da ayrı bir dert.

Ama daha tehlikelisi bu sistemler diğer silahlar gibi örgütlerin gizli sığınaklarında tutulmayacak, kamuflesi çok kolay olduğu için her an her yerde binbir farklı şekilde karşımıza çıkabilecekler. Sadece dağda değil şehirde de kolaylıkla kullanılabilecekler.

Aslında benim burada anlatmaya çalıştığım bu durumlar, işin çok küçük bir kısmı. Uzun vadede ve özellikle profesyonel ellerde konu dahada tehlikeli bir hal alacak ve belkide önlenemez hale gelecektir.Çünkü şu anda hem Metalurji hemde güdüm teknolojisi bu sistemlerin uzun süre ve uzun mesafelerde görev yapmasına olanak sağlayamıyor. Yani. Örn. 15/20 kg lık bir kamikaze Dronu onlarca km öteye göndermiyorsunuz veya saatlerce hava da tutamıyorsunuz. Ama bu durum her teknolojik sistemde olduğu gibi ilerde gelişecek ve bu eksiklerde giderilmiş olacaktır. İşte o zaman bu sistemler temelden geliştirilerek üretilebilecek, saatlerce görev yapabilip, km’lerce uzağa gidebilecektir.

Asıl macera da o zaman başlayacaktır. Çünkü artık bu teknoloji karşımıza günümüzde olduğu gibi sadece kamikaze dron olarak çıkmayacak. Ustaca kamufle edilerek binbir farklı şekilde uçarak, yüzerek, yürüyerek veya sürünerek, herhangi bir canlı görünümünde çıkabilecektir. O yüzden tüm alanlarda ki savunma konseptinin de sil baştan düşünülmesi gerekecektir. Otonomi su üzerinde birkaç metrelik boyutlarda ve yüksek hızlarda intihar saldırısı yapan sürü tekneler olarakta çıkabilir, havadan yağmur gibi yağan bir kuş büyüklüğünde sürü dron olarak da. Ya da karada giden küçük bir 4 ayaklı hayvan olarak da. Belki örnekler komik yada saçma gelebilir ama şuanda bile benzer çalışmalar yapılıyor.

İşin daha da kötüsünü bunları ne hava savunma sistemleri ne UKSS’ler nede lazer ve EMT gibi yeni teknolojiler önleyemeyecek. Çünkü çok kalabalık olacaklar, imha edilseler de yerleri düşük maliyetle ve hızlıca doldurulabilecek.

Toparlayacak olursak bu sistemlerin gelişen teknoloji ile gelecekte,boyutları küçülüp sayıları arttığında ve görev süreleri ile menzilleri uzadığında en başta da söylediğim gibi hem saldırının hemde savunmanın felsefesini yeniden yazdıracaklar. Hele hele iş kimyasal ve biyolojik tehdide kaydığında neler olur kestirmek gerçekten zor.

Örneğin bir terörist grupla kırsalda, şehir/bina içinde veya bir mağarada temas sağladığınızda, eğer elinizde küçük bir kuş büyüklüğünde küçük robotlarınız varsa ve bunlar insan vücuduna (örn.) 1 gram kadar çok etkili bir zehir yada kimyasal madde enjekte edebiliyorsa o terörist grubu tek kurşun bile atmadan imha etmeniz saniyeler alacaktır. Peki ya savaşta bunlar dan üstünüze binlercesi salınırsa veya yüzbinlercesi? Belli makamdaki şahıslara bu yöntemle suikast düzenlenirse? Herhangi iki ülke arasında çıkan bir savaşta ordular birbiri üzerine milyonlarcasını salarsa? Ve dakikalar içerisinde onbilerce insan yok edilirse?

Bugün en tehlikeli kitle imha silahı nükleerdir ama herhangi bir terör örgütü veya orta düzey bir ülke nükleer geliştiremez. Ama IŞİD’in veya YPG’nin bile kendi çapında kamikaze dron üretebildiği günümüzde, en tehlikeli silah hala nükleer midir, tekrar düşünmek gerek. Hele hele gelecekte? Yazdıklarım bazı arkadaşlara çok abartılımı gelir bilmiyorum ama emin olun eksik var fazla yok. Ve eminim ki ilerde bu söylediklerimin çok daha beterleri yaşanacak.

Bu yüzden aslında bu teknolojiler şimdiden ya kitle imha silahı sınıfına sokulup tamamen yasaklanmalı yada çok sıkı uluslararası denetlemeye tabi tutulup sınırlama getirilmelidir. Ama maalesef ilk etapta böyle bir şey olmayacağı için umarım devletimiz bu konuya daha fazla ağırlık verir ve hem bu teknolojiyi hem de gerekli karşı tedbir teknolojilerini elde edebiliriz…

Tuncay Bektaş

GELECEĞİN BAŞ BELASI; OTONOMİ TEHTİDİ

Önerilen Yazılar:

ARTILARIYLA VE EKSİLERİYLE F-35

YURT İÇİNDE TASARLANAN VE ÜRETİLEN İNSANSIZ HAVA ARACI SİSTEMLERİ

Bir yorum bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlendi*